Yazan, Peri Kategori, ץazılarım | 1 Yorum
Biraz anlatmak istedim..
Aslinda yazmak istedigim, anlatmak istedigim o kadar cok sey varki. Önemli olan bunlari siraya koyabilmem ve bir yerinden baslamam.Niyemi bunlari anlatiyorum cünki ben sitesini takip ettigim insanlari hep merak etmisimdir. Kendisinden, bulundugu yerlerden, yaptigi islerden biraz bahsederlerse cok daha keyifle okur, sitesini daha anlamli bulurumda o yüzden. Ee madem baskalarindan bekliyorsun, kendin yapmadan olurmu hic?
Sitem daha cok bebek ama eminim onu iyi besler ve bakarsam cabucacik büyüyecek.Henüz cok yakin arkadaslarimin bile bu girisimimden haberleri yok. Sessiz sedasiz günlügümü sekillendirmeye calisiyorum.
Su siralar sitemle ilgilenmeye hazir zamanim varken, degerlendirmeye calisiyorum ilerde bu kadar zamanim olmayabilir diyorum, cünki son bir yilin icinde yasamis oldugum radikal degisiklikler beni öylesine sasirttiki, rutin ve rayina oturmus yasantimiz kökten degisiverdi. Bu gün Amerikadayiz belki 3 yil sonra baska bir ülkede oluruz, heran hersey olabilir insanlarin hayatinda. Bu yüzden bazen günü birlik yasamak güzel.
Biz kalktik evimizi, ailemizi, cevremizi birakip, kültürünü fazla tanimadigimiz, daha evvel hic gelmedigimiz, dilini cok iyi bilmedigim , okyanus ötesi bir ülkeye yerlesiverdik. Tabi esimin isi geregi. Sirtimiza sirt cantalarini takip hadi maceraya atilalim olmadik yani.
Ama esimi ve kendimi takdir ediyorum aslinda, bu saatten sonra bu böyle her babayigidin harci degil, bircok kisi manevi cesaretimizi kutladi tabi.
Ben oldum bittim dünya insaniydim, vizyonum, dünyaya bakis acim hep farkliydi. Cocuklariminda öyle olmasi icin elimden geleni yaptim aslinda, ama malesef kizimda, oglum kadar basarili olamadim. Oglum her yerde yasar yeterki sartlar iyi olsun lakin kizim illaki Istanbul’da.Tercihi okudugu bölüm icin (Türk Müzikisi Devlet Konservatuari) orasi oldu. Yanimiza gelip gitmeye bayiliyor o baska. Kücük aile meclisimizin karariyla simdi buradayiz.
Amerikaya geleli henüz 6 ay oldu. Bu kisa zaman icinde hic tembellik yaptigimi zannetmiyorum. Esyalarimizi alip evimizi kurduktan sonra hemen dil ögrenmeye basladim. Tabi Almancamin olmasi, benim isimi biraz kolaylastirdi. Bir defa kültür soku hic yasamadik cünki zaten vatanimizin bagrindan kopup gelmedik, Almanya’dan geliyorduk. Bu arada bana göre Amerikalilarin insan olarak artilari Almanlara göre cok daha fazla onuda üstüne basa basa belirtiyorum. Onlari zamanla keyifle anlatacagim burada..
Buraya geleli henüz 2,5 ay olmustuki ben cat pat ingilizcemle pasta kursuna baslamaya karar verdim.Hemen Wilton Cake Decorating kursuna kayit oldum. Zaman su gibi akip geciyor ve ben birseyleri kaciririm korkusu yasiyorum sanki. Ilerde geriye dönüp baktigimda keskelerim olsun istemiyorum. Nisan sonu 4 aylik kurs sürecim bitiyor. Her ay sonu hocadan zertifikalarimi alinca acayip mutlu oluyorum. Cicili bicili pastalar yapmayi ögrendim. Amerikalilar pasta dekorasyonu konusunda bayagi iyiler ama bizim damak zevkimize pek uygun degil gibi kullandiklari malzemeler. Aliskanlik meselesi herhalde biraz zamana ihtiyacim var.
Eger toparlamazsam bu yazi makaleye dönüsecek ve ben kendimi frenleyemeyecegim. Size kursta yaptigim birkac pastanin resimlerini gösteriyim bari. Sonrada bir tarif vereyim..Bakalim begenecekmisiniz acemi isi pastalarimi?
Yakinda Amerikaya ayak bastigim dakikadan itibaren bende biraktigi ilk intibalari anlatacagim sizlere.
Sevgiyle kalin




Firsat buldukca zevkle okumaya calisacagim. Benim de almanlari ara sira tepem attikca yerden yere vurdugum bir blogum var. Sevgiler…
http://www.bizimnesrininmutfagi.blogspot.com